18 Kasım 2016

Yunus Ünlü

Sultan Murat Han Kimdir? 4. Murat Metin Akdülger Muhteşem Yüzyıl’a Muhteşem Bir Giriş Yaptı

18/11/2016 - 19:20

Sultan Murat Han kimdir soruları bu akşam ekranda olacak Muhteşem Yüzyıl Bağdat Fatihi ile en çok merak edilen konular arasında. Metin Akdülger'in canlandıracağı 4. Murat karakteri Osmanlı İmparatorluğu'nun en dikkat çeken isimleri arasında yer alıyor. 4. Murat'ın ihtişamı ve gücü ekranları başındakileri oldukça etkileyecek.
Sultan Murat Han Kimdir? 4. Murat Metin Akdülger Muhteşem Yüzyıl’a Muhteşem Bir Giriş Yaptı
Muhteşem Yüzyıl Bağdat Fatihi Başlıyor

Muhteşem Yüzyıl Kösem uzun bekleyişin ardından bu akşam FOX ekranlarında başlıyor. Geçtiğimiz sezon Star TV ekranlarında yayınlanan ve geniş bir hayran kitlesine ulaşan Muhteşem Yüzyıl Kösem, bu yıl Muhteşem Yüzyıl Bağdat Fatihi olarak yayında olacak. 4. Murat’ın hayatının anlatılacağı dizide en çok merak edilen isim Metin Akdülger.

Metin Akdülger, kısa sürede yer aldığı projelerle başarı basamaklarını tırmanmaya devam ediyor. Genç oyuncu, Muhteşem Yüzyıl’da 4. Murat’ı canlandırarak kariyerinin en önemli rollerinden birinde yer alacak. Metin Akdülger heyecanını her fırsatta dile getirmekten kaçınmadı.

Metin Akdülger Kimdir?

1988 yılında Bursa’da göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tiyatroya başlamadan önce arkadaşlarıyla kısa filmlerle uğraştı. 2006’da Koç Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler bölümünü okumaya başladı. 2010’da Seni Aptal Romeo adlı tiyatro oyunuyla tiyatroya adımını attı 2011 yılında bölümünden mezun oldu.

2011 yılında ilk sinema deneyimini yaşadı. İlk filmi Genco Tanay Ülgen’in yönettiği Kahraman filmidir. Aynı sene Zeytin Zamanı adlı tiyatro gösterisinde yer aldı. 2012 yılında kendini geliştirmeye başlayan Metin Akdülger, Coşku Cem Akkaya ve Merve Taşkan’dan oyunculuk eğitimi dersleri aldı. 2012’de Craft Tiyatro bünyesinde Kaset oyunuyla kariyerine devam etti. 2013 yılına gelindiğinde asıl çıkışını Ali Bilgin’in yönettiği Medcezir dizisiyle yakaladı. Dizide canlandırdığı Orkun karakteri ile dikkatleri üzerine çekti. Yakaladığı başarıyı Ahmet Küçükkayalı’ın Bensiz adlı filmiyle ve Didaskali Tiyatro bünyesinde oynadığı Maşenka oyunuyla devam ettirdi. 2015’te Medcezir dizisinin bitmesi üzerine televizyonsa ara verdi ancak kısa bir süre sonra Medcezir dizisinde ki rol arkadaşı Hazar Ergüçlü ile birlikte Analar ve Anneler dizisinde rol aldı. 2016-2017 sezonunda ise izleyici karşısına Muhteşem Yüzyıl Kösem isimli tarihi dizide Sultan 4. Murad olarak çıkacak.

Bundan Sonrası Benim Devrimdir

Sultan Murat Han Kimdir?

IV. MURAD’IN TAHTA GEÇMESİ

Göstermiş olduğu yiğitlik yeteneklerinden dolayı Gazi lakabını elde etmiş olan Murad, H. 1018 yılında dünyaya gelir ve Mustafa’nın tahttan indirilişinden sonra H. 1032 yılının Zilka’de ayının dördünde Osmanlı İmparatorluğu’nun tahtına oturur (H. 1032 / M. 1622).

1634 yılından sonra devlet işlerine bizzat el koyan IV. Murad, Sinan Paşa köşkünde ayak divanı topladı. Yeniçeri ve Bölük Ağaları’nın kendisine itaat edeceklerine dair onlara yemin ettirdi. Genç Padişahların ilk yıllarında büyük karışıklıklar ve isyanlar çıkmıştı. Veziriazamı Hafız Ahmet Paşa böyle bir isyanda öldürülmüştü. Kışkırtıcı olarak bildiği Sadrazam Topal Recep Paşa’yı idam ettirdi. Bu arada bir çok kışkırtıcıyı ortadan kaldırdı. 1635’de büyük bir ordu ile Revan seferine çıktı. Ardından Tebriz’i yakıp yıkan ordu geri dönünce İranlılar Revan’ı geri aldılar. IV. Murad 1638’de Bağdat seferine çıktı. Ele geçirilen Bağdat’a yeniçeri Ağası Hüseyin Ağa vali olarak tayin edilerek; IV. Murad İstanbul’a döndü. Böylece 17 yıldır devam eden Osmanlı-İran Savaşı sona erdi. 1639’da Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre Bağdat ve çevresi Osmanlı ülkesine kalırken, Revan ve Azerbaycan İran’a bırakıldı.

IV. Murad’ın babası I. Ahmed, annesi Kösem Sultan’dır. Amcası I. Mustafa’nın yerine padişah olarak tahta çıktığında on dört yaşındaydı. Devlet işlerini yirmi üç yaşında ele almıştır. Şair padişah içkiyi yasaklamıştır. Her alanda ıslahat yaparak devleti güçlendirmeye çalıştı. Bu konuda devletin ileri gelenlerinden raporlar istedi. Bu arada yapılan raporların en meşhuru Koçi Beğ’in raporudur. (Koçi Beğ Risâlesi). Revan ve Bağdat seferlerinden sonra Topkapı sarayında bu isimlerle birer köşk yaptırdı. Türbesi I. Ahmet’in türbesinin yanındadır.

Henüz on iki yaşında bulunan genç Sultan Murad, yaşına göre uzunca boylu idi (15 Zilkade 1032/10 Eylül 1623). Beyzi çehreli, kara saçlı, soluk renkli, büyük ve tehdit edici gözlü bir çocuktu. Çok genç padişah –halk arasında “Kösem” adı verilen- annesi Mahpeyker sultanın vasiliği altında taht’a çıkmıştı. Mahpeyker henüz genç sayılabilirdi. Kuvvetli ve enerjik bir karaktere sahipti.

Sultan Murad, gelenek üzere, taht’ta çıkışının ertesi günü kılıç kuşanmak üzere Hz. Peygamber’in mihmandarı Eyüp Sultan Türbesi’ne gitti. Yeniçeri ve sipahiler önce, culûs bahşişinden vazgeçmişlerdi. Fakat, çok kısa bir süre sonra bunun verilmesini gürüldü ile istemeğe başladılar. Nihayet, iç hazine açılarak bu para dağıtıldı.

KAHVEHANELERİN KAPATILMASI
Bu büyük felâket halk arasında memnuniyetsizlikleri arttırdı. Kahvehanelerde açıkça duygular belirtilmeğe başlandı. Bu görüş ve eğilimlerin yeni bir fesada bahane olabilmesi endişesi üzerine hükümet bütün kahvehanelerin derhal kapatılması hakkında bir emir yayınladı (Rebiü’l-evvel 1043/Eylül 1633). Alınan karar hemen ve hızla uygulandı. Daha önceleri Sultan üçüncü Murad ve Sultan Birinci Ahmed samanlarında da bu türlü buyruklar yayınlanmış, ancak bunlar kısa bir süre için uygulanmış idi. Bu defa ise, aksine başkent ve imparatorluğun diğer şehirlerinde kahvehaneler; Sultan Murad’ın ve halefi Sultan İbrahim’in sultanlıkları süresince kapalı kalmışlardır. Ancak Sultan Dördüncü Mehmed çağında açılmalarına izin verilmiştir.

TÜTÜN KULLANMANIN YASAKLANMASI
Kahvehanelerin kapatılmasından sonra tütünün kullanılmasını yasaklayan bir emir de yayınlandı ki, aksine hareket edenler idam cezasına uğrayacaklardı. Bunun görünüş sebeplerinden biri bu yüzden yeni bir yangının çıkabilmesi ihtimali olmuştur.

Fakat gerçekte işsizlerin toplanmalarına engel olmak, genel memleket işlerinden bîr arada konuşabilecek toplantı yerlerini kapatmak üzere bu, yüksek zabıtaya ait, bir tedbirden ibaret idi.

Kesinlikle konulan bu inzibatî tedbir, bunu alanlar ve uygulayanlar hakkında kötü sözlere, hicviyelere sebep olmuştur. Halk; «zararsız bir duman hakkında bunca tedbire ne lüzum vardır; hüner: mazlumların ahının dumanım ortadan kaldırabilmektir.» diyordu. Bu yasaklamalara uymayanlar hakkında hayatlarına mâl olacak cezalar uygulanıyordu. Bizzat Padişah kola çıkıyordu. Sokakta fenersiz tutulan bir çubuk, yahut bir fincan kahve ile ele geçirilen kimse cellâda teslim ediliyordu. Her sabah sokak ortasında bırakılan zavallıların cesetleri, gecenin merhametsiz siyasetine tanıklık ediyorlardı. Edirne’de hâlâ kahvehane bulunduğuna dair alınan bir haber üzerine, bunları kapatmak ve sahiplerini astırmak için Bostancıbaşı acele ile Edirne’ye gitti. Her gün bu yasak ve keyif verici maddecikleri kullananlardan bir kaçı sadece bu eğilimleri dolayısıyla başlarını veriyorlardı. Sultan Murad gece gündüz kıyafet değiştirip şehri ve yakın köyleri dolaşırdı. Bir yerde toplanmış kimseler bulunsalar, Padişahı görür görmez dağılırlardı. Sadece Padişah, kitaplarıyla gezintiye çıkan ulema, yahut teşbih ve seccadesiyle bir yerde toplanan dervişler, ya da divitleri, kalemleri ve yazı yazmak için gerekli eşyalarıyla bir araya gelmiş olan katiplere sözü olmadığını Kâğıthane’de bir köşkte bir araya gelmiş olan ve meşhur mutasavvıf Sivasîzâde ile sohbette bulunan topluluk dolayısıyla- ifâde etmiştir.

4. Murat’ın Ölümü Siroz Nedeniyle Oluyor
IV. Murad, Revan Seferi sırasında ortaya çıkan hastalığı (siroz veya nikris) nedeniyle ciddi sağlık problemleri yaşar. Her ne kadar kısa bir dönemliğine düzeldiyse de 1639 Kasım’ında tekrar kötüleşir. Sağlığı iyice kötüleşince yakın çevresinde bulunanlar IV. Murad’a içkiyi bırakmasını önerdiler. Oldukça çok içki içen IV. Murad, her ne kadar hastalığı üzerine içkiyi bir müddet bıraktıysa da hastalığı biraz düzelme gösterince tekrar içkiye başladı. Sağlık durumu git gide kötüleşen IV. Murad, kardeşi Şehzâde Kasım’ı boğdurduğu odada henüz 28 yaşında iken 1640 yılında öldü. IV. Murad’ın erken yaştaki bu ölümü içkiye olan aşırı bağımlılığından dolayıydı. Ölmeden önce kardeşi İbrahim’i öldürtmek istediği ancak saraydakilerin bunu engellediği söylenilir.

IV. Murad dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde toparlandığı istikrarlı bir dönemdir. Bu istikrar ölümü ile bozulmuş ve 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın sadrazam olmasına kadar da tekrar sağlanamamıştır. IV. Murat Sultan Genç Osman’dan sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci büyük reformcusudur. Devletin gerilediğini kabul ederek ilk ıslahat çalışmalarını başlatan kişidir. Bu anlamda hazırlattığı Koçi Bey ve Katip Çelebi Risaleleri onun ileri görüşlülüğünü gösterir. Bu risalelerde padişahın isteği üzerine devletin gücündeki zayıflamanın ve bozulmanın nedenleri ortaya konmuş ve çözüm için öneriler üretilmiştir. Büyük bir entelektüel olan IV. Murat Arapça ve Farsça bilmekteydi. “Muradi” mahlasıyla hem divan hem aşık tarzı şiirler yazmıştır. Döneminde halk edebiyatı büyük gelişme göstermiş, manzumelerine şairler tarafından nazireler yazılmıştır. Yazdığı divan şiirlerini düzenlemesi için Vehbi Osman Çelebi’ye emanet etmiş fakat ölümüyle birlikte bu divan ortadan kaybolmuştur. Hattattır. Talik yazıda kendi geliştirmiştir. İcazetini Hat hocası Tulumcuzade Abdurrahman Efendi’den almıştır. Güzel yazıya ve musikiye ilgi duymuştur. Mehter müziğinin önde gelen bestekarları arasında sayılan IV. Murat’ın sözlü eserleri yanında saz eserleri de bestelediği bilinmektedir. Yılmaz Öztuna onun bestelediği 15 eserinin listesini vermiştir. Sözleri de kendisine ait olan “Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan” ilahisi de bu bestelerden birisi olarak kaydedilir. (Bazı araştırmacılar bu ilahinin IV. Murat’a değil III. Murat’a ait olduğu ileri sürer.)

Dönemin önemli simalarından Evliya Çelebi, onun huzurunda yapılan edebiyat ve musiki cemiyetlerinden genişçe söz etmektedir. Bunlar arasında Kör Hasanoğlu Mehmet Çelebi’nin haftada iki gece padişahın huzurunda hayal oyunu sergilemesi de vardır. İtalyan düşünürü Machiavelli’nin “Prens” adlı eserini Türkçeye çevirtmiştir. Okçuluğa ve topçuluğa ilgi duymuştur. Hobi olarak yay ve kiriş imal eder, seferlerde kendisi top atışları yapardı. Cirit atardı. Matrak oyununa (eski bir savaş sporu) ilgi duyar ve iyi bir icracısı (matrakbaz) sayılırdı. At tutkunuydu ve iyi bir biniciydi. Saray ahırında 300’den fazla seçme binek, 50’ye yakın da yarış atı bulundurmuştur. Kendi şahsına mahsus 9 atı vardı. Bu atlar öldüğü zaman gelenek icabınca cenazesinde ters bir şekilde eğerlenerek kortejde yürütülmüştür. Revan ve Bağdat seferleri boyunca gördüğü vakıf eserlerini tamir ettirmiştir. Fırat nehrinin Elazığ’ın kuzeyinde kalan bölümü bugün onun adını taşır. Topkapı Sarayı’na Revan ve Bağdat köşklerini yaptırmıştır. Kabe’nin tarihi boyunca en büyük ve kapsamlı tamirlerinden birisi olan ve on birinci tamiri sayılan restorasyon ve genişletme işi onun emriyle 1629-30 yıllarında yapılmıştır. IV. Murat tüm bunların yanında iyi bir komutan ve askerdir. Bizzat kendisinin komuta ettiği iki büyük sefer icra etmiştir. Bu seferlerine sorguçlu bir miğfer ve zırh giyerek ve Ömer’in kılıcını kuşanarak gitmiş ve aynı kıyafetlerle geri dönmüştür.

Bağdat Seferi’nden yine aynı kıyafetlere ek olarak bir pars postu giyerek dönmesi dikkat çekici bulunmuştur. Kaynaklardan anlaşıldığına göre IV. Murat hareme karşı mesafeli bir tavır sergilemiş ve Osmanlı padişahları arasında en az çocuğu olan padişahlardan birisi olmuştur. IV. Murat donanmaya da büyük yatırımlar yapmış ve Otuz Yıl Savaşlarından faydalanarak Venedik üzerine bir sefer hazırlığı yaptırmıştır. Hazırlanan donanma Girit’in fethinde büyük faydalar sağlamıştır. Başarıları ve askerliğe yatkınlığıyla ordu ve halk tarafından saygı duyulan bir padişah olmuştur. Özlenen karizmatik padişah figürünü fazlasıyla sergilemiş bu yüzden de hakkında birçok menkıbe üretilmiş ve Anadolu’da birçok yerel yapıya adı verilmiştir. İlber Ortaylı IV. Murad’ı “17. yüzyılın en büyük mareşali” ölümünü de “büyük bir kayıp” olarak tarif eder.


Yorum Yap