• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Normlar kraliçesi Anayasa ve En Baştan Laik Miydik?

Normlar kraliçesi Anayasa ve En Baştan Laik Miydik?

Yeni nesil bilgi platformu 2016 yılından bu yana tabuları yıkmaya devam ediyor.

Bilginin özgünleşmesine ve yaygınlaşmasına kendisini adayan alanında uzman yazar kadrosuyla farkındalık yaratmayı başardı. Dokuz kurucu üye, 45 farklı uzman yazar ile birlikte bilgisunar çağına özgünlük kazandırdı. “Yüzeyden derine, bilinenden bilinmeyene” savsözü ile birçok alanda ilke ve özgünlüğe imza atıyor. Alanlarında uzman Rukiye Köme’nin “Normlar Kraliçesi Anayasa” ve Mesut Buldu’nun “En Baştan Laik Miydik” deneme yazılarıyla çıkışları devam ediyor.

Tüm öğeleri ve içtenliği ile bir devlet bünyesinde varlığını sürdüren her insanın doğrudan veya dolaylı olarak bağlantıda olduğu Hukuk terimi ve olgusu, Rukiye Köme’nin kaleminden netlik kazanmış ve “Normlar Kraliçesi Anayasa” adlı denemede can bulmuştur. Hukuk olmasa ne olur sualinden Roma dönemindeki hukuksal anlayışa kadar birçok önemli soruya yanıtlar vermiştir. Türkiye’nin hukuk sistemi Osmanlı’ya ve ötesinden Roma uygarlığına dayanmaktadır. Osmanlı dönemi Tanzimat fermanları ile hukuksal süreçteki değişiklikleri, hukuk’un tarihsel değişim ve etkileşimlerini özgün ve açık bir biçimde ortaya koymuştur. Anayasayı ve değişimlerini, süreç ve önemini belirten Rukiye Köme, aynı zamanda 82 Anayasası ve etkilerini de dile getirmiştir. Günümüzdeki “Sivil Anayasa” tartışmalarının da sürdüğüne değinerek faydalı açıklamalarda bulunmuştur. Adeta Hukukçuluğunu uzmanlıkla ortaya koymuş, faydalı bilgi ve tecrübeleri paylaşmıştır.

Yaklaşık bir asırdır özellikle İslam coğrafyasında görülen Lâiklik tartışmalarına bilgi dağarcığında seçkin yanıtlar sunmayı başaran Mesut Buldu, ülkemizdeki laiklik süreçlerine de kavramlarına özgün biçimde değinmiştir.

28 Şubat sürecinde sıkça tartışma konusu olan Laiklik, yine Fazilet Partisi’nin kapatılması ve Ak Parti’ye açılan kapatma davalarında yeniden sorgulanmıştır. Fransızca kökenli olan “Lâiklik” sözcüğü, aslen Latincedeki “Laicus” teriminden gelmektedir ve mana bakımından din adamı olmayan, din dışında kalan halk demektir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu ilk zamanlarda böyle bir ifade bulunmamaktaydı. Anayasada da böyle bir Lâikliğe dair ibare yer almamaktaydı. 1924 Anayasasında ise “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır.” İbaresi yer almaktaydı. Ancak 1928’de bu ibare kaldırılmış ve 1937 yılında ise bu ibare ile beraber Lâiklik ilkesi Türkiye’de gelmiş oldu. Tarihçi Mesut Buldu, özgün bu denemesinde ayrıca Cuma Namazından ötürü Cuma gününün yarın gün yapılması düşüncesinin de Lâikliğe aykırı olup olmadığını sorarak, bu kavganın da devam ettiğini dile getirmiştir.

 

Sosyal Medyada Paylaşın: