15 Kasım 2016

Yunus Ünlü

Başkanlık Sistemi Gelecek Mi? Gözler Meclise Çevrildi

15/11/2016 - 16:30

Başkanlık sistemi için nefesler tutuldu. Başbakan yardımcısı ve hükümet sözcüsü Numan Kurutlmuş, CHP'ye her zaman kapımız açık dedi. CHP kapıyı tamamen kapatmadık dedi. MHP ise AKP'nin yanında. Tüm bu gelişmelerin üzerine gözler mecliste.
Başkanlık Sistemi Gelecek Mi? Gözler Meclise Çevrildi

CHP’li Torun “Kapımız tamamen kapalı değil” derken, Özel’den “Başkanlığın ‘B’ sini müzakere etmeyiz” çıkışı geldi. AK Parti’li Kurtulmuş ise “Kapımız sonuna kadar açık” yanıtını verdi.

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Meclis’e sunulacak anayasa değişikliği paketinin kapsamında sadece başkanlık sisteminin olacağını işaret etti. MHP ile görüşmelerin sürdüğüne CHP’nin de sürece dâhil olması gerektiğine dikkat çeken Kurtulmuş, “Gönlümüz arzu eder ki CHP de bu görüşmelerin bir parçası olsun. CHP’nin ‘kapımız açıktır’ sözüne karşı biz de şunu söylüyoruz, bizim kapımız da sonuna kadar açıktır. CHP, yeni anayasa değişikliği süreçleri içerisinde yer almak isterse, bütün görüşlerini getirebilir, bunları konuşabiliriz. Mühim olan Türkiye’de çok geniş bir konsensüsle, halkın büyük kesimlerinin katıldığı bir anayasa değişikliği gerçekleştirmektir. 367’yi bulursak ne ala. 367’yi bulsak bile millete gideriz. 330-367 arasında zaten millete gidileceği açıktır. Bizim görüşümüz her hâlükârda TBMM’den bu işe onay çıktığı, yeşil ışık yakıldığı durumda bunun millete götürülerek sorulmasıdır” dedi. Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu devam ederken yaptığı açıklamada şunları söyledi:

MECLİS ‘E ÖNCE BAŞKANLIK PAKETİ GELECEK: Gelinen nokta itibariyle kapsamlı bir anayasa değişikliğinin yapılabilmesi herhalde başka bir zamana bırakılacak. Üzerinde durulan konu, başkanlık ya da cumhurbaşkanlığı sistemi denilebilecek sisteme geçişin alt yapısını sağlayabilecek anayasal değişikliktir.

ADI DEĞİL , FONKSİYONU ÖNEMLİ : (Partili Cumhurbaşkanlığı olur mu?) İsminin ne olacağından çok, fonksiyonunun ne olacağı önemli. Daha hızlı karar verebilen, ama daha çok denetlenen, siyasi hesap verebilen bir sistemi öngörüyoruz. Paketin özeti budur. Adının şu veya bu olması tanımı değiştirmeyecektir. Adı Cumhurbaşkanlığı veya Başkanlık olabilir, bu ayrı ama mahiyeti güçlendirilmiş bir başkanlık sistemi ve yürütmede yetkilerin tek elde toplanması. Yargı ve yasamanın da korunması ve gücünün artırılması ana hedeftir.

KAPIMIZ TAMAMEN KAPALI DEĞİL AMA…

AK Parti’nin anayasa değişikliğini bu hafta içinde gündeme getirmesi beklenirken ‘başkanlık sistemi’ konusunda CHP’den kafa karıştıran açıklamalar geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Başkanlık sistemi ve anayasa değişikliğine ilişkin bir soru üzerine Torun, “Tabii ki tartışılabilir, gelsin bir taslak bakalım, gerçekten bu ülkenin sorunlarını çözecek bir yapıdır, elbette ki ‘biz tamamen bu olay kapalıdır’ demiyoruz ama şu anda ne olduğunu bilmediğimiz bir konuyu tartışıyoruz” dedi. Kendilerinin her zaman parlamenter sistemden yana olduklarını ve bundan sonra da bunu savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Torun, “Tamamen kapıları kapatarak, hiçbir öneriyi kabul etmeden, kayda almadan da reddetmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Başkanlık adı altında, partili cumhurbaşkanlığı mı farklı bir başkanlık sistemi mi, ne olduğunu bilmiyoruz. Onu öğrenmek isteriz. Ne düşünüyorlar, bu konuda nasıl bir sistem öneriyorlar, bunu dinlemek isteriz. ‘Dinlemek’ ‘kabul ederiz’ anlamında değildir” diye konuştu.

ÖZEL’DEN KARŞI ÇIKIŞ

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “CHP’nin resmi görüşüdür, net görüşüdür; başkanlık sisteminin içinde bulunduğu hiçbir teklife ‘evet’ dememiz, başkanlık teklifini müzakere etmemiz, başkanlığın B’sini konuşmamız mümkün değil. Eğer Başbakan randevu isterse kapımız ona açıktır. Başkanlık sistemi önerisinin geçeceği bırakın kapıyı bir anahtar deliği yoktur CHP’nin kapısında” dedi.

AB RAPORU DOSTANE DEĞİL

Kurtulmuş, AB İlerleme Raporu’nu da eleştirdi: Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak, Türkiye’nin teröre karşı mücadelesini de bir şekilde etkileyebilecek olan yanlı bir rapordur. Bu raporun yazılmasındaki düşüncenin de dostane olmadığını ifade etmek isterim. Türkiye terörle mücadelede nice badirelerden geçmişken AB bir kere terörü lanetleyen cümle söylememiştir. Türk halkının 15 Temmuz’da verdiği mücadelede de AB’nin tam manasıyla arkamızda durduğunu söylemek mümkün değildir. Türkiye egemen bir ülkedir. Bunu beğenmiyoruz, “şöyle yaparız” gibi parmak sallayarak kimse Türkiye’yi hizaya sokacağını düşünmesin.

FETÖ’CÜLER VATANDAŞLIKTAN ÇIKARILABİLİR

Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesi geçici bir mücadele değildir. Gerekirse yasal süreçler tamamlandıktan sonra yurtdışına kaçanlarla ilgili vatandaşlıktan çıkarılma çalışması yapılabilir. Şu anda netleşmiş bir takvime bağlanmadığını söyleyebilirim.


Yorum Yap