30 Kasım 2016

M. Negiz

Bahçeli: AB Konusunda Türkiye Haklı

30/11/2016 - 18:02

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bahçeli, AB üyelik süreci, PKK, OHAL, ekonomi başta olmak üzere pek çok konuda önemli ifadeler kullandı.
Bahçeli: AB Konusunda Türkiye Haklı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Gündeminde AB, OHAL, terör, idam, ekonomi, El Bab Operasyonu ve Anayasa çalışmalarına ilişkin görüşlerini açıkladı. AB konusunda Türkiye’nin haklı olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Biz AB’ye muhtaç olmadığımız gibi Şangay meraklısı da değiliz. Türk’üz, Türkçüyüz. Ne AB, ne Şangay; biz diyoruz ki sonuna kadar Türk birliği.” şeklinde açıklamalarına devam etti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında AB, OHAL, terör, idam, ekonomi, El Bab Operasyonu ve Anayasa çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AB konusunda, gerekirse, mültecilerin istediği yere gitmesine izin verilmesini savunan Bahçeli, çarenin Türk birliğinden geçtiğine dikkat çekti.

NE AB, NE ŞANGAY, ÇARE TÜRK BİRLİĞİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından yapılan açıklamalarda dikkat çeken konulardan bir tanesi Avrupa Parlamentosu’ndan çıkan müzakereleri dondurmaya yönelik tavsiye karardı. MHP Genel Başkanı konuya ilişkin şu açıklamaları yaptı; “Türkiye AB karşısındaki tutumuyla yerden göğe kadar haklıdır. Şartlar oluşursa kapıları açıp gelen gelir, giden gider dememiz hakkımızdır. Ensar olmanın vakarına bu yakışmayacaktır ancak insanların seyahat özgürlüğünü de engelleyemeyiz. Türkiye, AB’nin bekçisi toplama kampı değildir. İlişkiler dibe vurduysa bunun sorumlusu Türkiye değildir. Bizi onurlu ve eşit üye kabul ederlerse diyecek bir şeyimiz yok. İmtiyazlı ortaklığa da karnımız toktur. Viyana’ya kadar gidişimizin karın ağrını hala atlatılabilmiş değildir. Biz AB’ye muhtaç olmadığımız gibi Şangay meraklısı da değiliz. Türk’üz, Türkçüyüz. Ne AB, ne Şangay; biz diyoruz ki sonuna kadar Türk birliği. Hareket noktamız çift başlı Selçuklu sembolüyle ruh ve anlam kazanacaktır. Bir ayağı batıda, bir ayağı doğuda, bir başı doğuya dönük bir başı batıya çevrik kartal başı simgemizdir. Yel üfürdü, sel götürdü demeyelim harekete geçelim.”

EKONOMİ ALARM VERİYOR
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı’nın gündeminde yer alan konulardan bir tanesi ekonomide yaşanan hareketlilikti. Bahçeli amacının hükümeti eleştirmekten öte yanlışların düzeltilmesi olduğuna dikkat çekti. Bahçeli’nin konuya ilişkin yaptığı açıklamalar konuşmasının önemli bir kısmını teşkil etti. Bahçeli’nin ekonomiye yönelik olarak; “Ekonomik dengeleler oynanarak, sıcak para kozu kullanarak Türkiye köşeye sıkıştırılmak istenmektedir. Hevesleri kursaklarında kalan hıyanet odakları son günlerde nabız yoklamaktadır. Biz bunun bir benzerini 2000-2001 yıllarında yaşamıştık. Bir gecede faiz ve döviz fırlamıştı. Yaşanan ekonomik kriz yıllardır peşimizi bırakmadı. Türkiye’nin bağımsız ve dik duruşundan ürperen sıcak para lobisi ülkemizi terbiye etmeye zorladı. Aynı oyun, aynı tertip şimdi yeniden tedavüldedir. Hükümet kaybetsin de nasıl kaybederse kaybetsin mantığı içinde değiliz. Ekonomi alarm vermektedir, tedbir almak lazımdır. Merkez Bankası üç ayaklı bir strateji geliştirmiştir. Zorunlu karşılıklar düşürülmüştür, ihracatçıların kredilerinde döviz yerine TL ile ödeme imkanı ve faiz artışıdır. Hükümet çevrelerinin faiz indirmekle ilgili görüşleri gündemdeyken, Merkez Bankası’nın faiz kararına sığınması AP kararıyla boşa düşmüştür. Türkiye ekonomi dar boğaza düşmüştür. Kur-faiz-enflasyon döngüsü milletimizi derinden yaralayacaktır.” şeklinde konuştu.

Dövizin yükselişinin tek başına küresel gelişmelerle ilişkili olmadığına değinen Bahçeli, ekonominin gerek duyduğu reformların hayata geçirilmesini istedi. Bahçeli konunun hassasiyetine ilişkin şu cümleleri kurdu; “Milletimiz güçlükle ayakta durmaktadır. ÖTV zamları bunların en canlı kanıtıdır. Vatandaşlarımızın elinde, avcunda yoktur. Refah delik deşiktir. Türkiye ekonomisinden yamalar sökülmekte, dikişler patlamaktadır. Kaymak tabaka irade gösterip fedakarlık yapsın, bankalar daha az kar etsin ve harekete geçsinler. Ekonomik alaboranın külfetini vatandaşların sıtına yüklemek haksızlıktır. Hani tüm dünya bizi kıskanıyordu? Hani 14 yılda 3 Türkiye olmuştu? Türkiye ekonomisi yıprandıkça yalnızlaşmaktadır. Sorunlar ağırdır. Ekonomideki sorunlar hepimizi ilgilendirmektedir. Türkiye ekonomisinin kırılgan bünyesini tedavi etmek tek seçenektir. Küresel sermaye Türkiye’nin siyasi barometresine odaklanmıştır. Pes etmeyeceğiz. Türk lirasının kullanım alanı genişletilmeli, milli paramızın namusunu müdafaa etmeliyiz. Türk lirası Türk milletinin direncidir. Hükümet aldığı kararları daha derinleştirmelidir. Kararlı durursak hep birlikte bir millet, devlet olduğumuzu unutmazsak helal lokmamızı gaspetmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

İDAM CEZASI MECLİSE TAŞINMALI
MHP lideri, AP’nin kararı hakkında konuşurken idam konusuna da değindi. MHP liderinin konuya ilişkin değerlendirmeleri, “Avrupa Parlamentosu yozlaşmış niyetini yeniden göstermiştir. Yanlı ve çarpık Avrupa zihniyeti lafta yürüyen müzakerelerin dondurulması için tavsiye kararı almıştır. Üyelik müzakereleri fiilen kesintiye uğramıştır. Bu sakat karar AB’nin yanlı, kasıtlı ve samimiyetsiz tavrını dışa vurmuştur. AB Konseyi parlamentonun bu kararını görüşecek ve kesin karara varacaktır. İdam cezasının yasallaşması halinde katılım sürecinin askıya alınacağı söylenmiştir. Bu bir tehdittir. Yarından tezi yok AKP idam cezasıyla ilgili kanun teklifini TBMM’ye taşımalıdır. El mi yaman, bey mi yaman gösterelim. Türkiye’nin kukla devlet olmadığını ispat edelim. AP OHAL’i eleştirirken hiç utanmıyor mu?” şeklinde oldu.

TERÖRLE MÜCADELE: GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR SÜREÇ
MHP Genel Başkanı Bahçeli, terör konusunda da önemli açıklamalarda bulundu. Mücadele sürecinden geri dönülemeyeceğini söyleyen Bahçeli, Türk milletinin büyük bedel ödediğini ifade etti. Konu hakkındaki açıklamalar şu şekilde; “Askeri operasyonlarımız yalnızca milli güvenliğimizi sağlamaya yöneliktir. Türk milleti ağır bedeller ödemektedir. Terörle mücadele Türkiye için geri dönüşü olmayan bir süreçtir. Bu süreçte ya istiklal ya ölüm demekten başka süreç yoktur. Karşımıza sadece eli ve vicdanı kanlı teröristler yoktur. 7 düvel tekrar silah ve bomba başı yapmış kiralık örgütler aracılığıyla fitne tohumları fırlatmaktadır. Sahte demokrasi bekçileri, sanal insan hakları savunucuları Türkiye’ye karşı kullanmakta, arkasından hak hukuk uyarısı yapacak kadar yüzsüzleşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Gözü olan varsa, o gözleri çıkarmasını biliriz. Mazisi katliam olan ülkelerden öğrenecek hiçbir şeyimiz yoktur. Türkiye meşru müdafaasını yapmaktadır. Bundan hoşlanmayan varsa kendi meselesidir.”

OHAL konusunda da görüş bildiren Bahçeli, “”15 Temmuz terörizminin kökü kazınıncaya kadar, PKK, YPG, DEAŞ gibi terör örgütleri Türkiye’den atılana kadar OHAL devam etmelidir. Bunun süresi ve devamı da hükümeti de ilgilendiren konudur. OHAL’in devamından yanayız. OHAL olduğunda çalışmalarınızı yürütüyorsunuz, bir ara da sandığa gidip oyunuzu verebilirsiniz” diyerek açıklama yaptı.


Yorum Yap